Dolgu Gerçekten Gerekli mi?
Dolgu, estetik uygulamalar arasında en çok talep edilen işlemlerden biridir.
Ama aynı zamanda en çok yanlış kullanılanlardan biri.
Birçok kişi dolguya şu beklentiyle yaklaşır:
Daha dolgun yüz
Daha belirgin hatlar
Daha hızlı değişim
Ama bu yaklaşım, çoğu zaman doğallığın kaybolduğu noktadır.
Dolgu, bir “hacim verme” işlemi değildir.
Aslında daha çok bir destek sistemidir.
Zamanla yüz:
hacim kaybeder
doku zayıflar
bazı bölgelerde boşluk oluşur
Dolgu, bu yapıyı kontrollü şekilde desteklemek için kullanılır.
Sorun şu:
Dolgu çoğu zaman ihtiyaçtan fazla uygulanır.
Çünkü:
hızlı sonuç verir
görünür değişim sağlar
ve kolay anlatılır
Ama kolay olan her zaman doğru değildir.
En sık gördüğümüz durum:
Yüzün ihtiyacı olmayan bölgelere müdahale edilmesi.
Bu durumda:
yüz ağırlaşır
oranlar bozulur
ifade değişir
Ve en önemlisi, geri dönüş zorlaşır.
Bizim yaklaşımımız farklıdır.
Biz dolguya “ne ekleyebiliriz” diye bakmayız.
Önce şu soruyu sorarız:
Gerçekten eksik olan ne?
Bazen cevap nettir:
küçük bir destek gerekir
belirli bir bölge güçlendirilmelidir
Ama çoğu zaman:
cilt kalitesi önceliklidir
ya da hiçbir müdahale gerekli değildir
Evet, bazı hastalara dolgu önermiyoruz.
Çünkü her boşluk doldurulmak zorunda değildir.
Bazen boşluk, yüzün doğal yapısının bir parçasıdır.
Bir diğer önemli konu da miktardır.
Dolgu, ölçüyle anlam kazanır.
Fazlası:
yüzü büyütür
detayları siler
ve zamanla yapay bir görünüm oluşturur
Bizim için amaç:
Yüzü değiştirmek değil,
dengeyi yeniden kurmaktır.
Dolgu, doğru kullanıldığında etkili bir araçtır.
Ama tek başına bir çözüm değildir.
Bazen:
botulinum toksin ile desteklenir
Bazen:
cilt kalitesi artırılır
Bazen de:
süreç izlenir ve müdahale ertelenir
Eğer amacınız hızlı ve belirgin bir değişimse,
bu yaklaşım size yetersiz gelebilir.
Ama eğer hedefiniz doğal, dengeli ve zamanla uyumlu bir görünümse,
o zaman dolgu, doğru planın içinde yer bulur.